| |
|
Gizli Günce (1836-1837)
|
|
Bir büyük deha'nın iç dünyasının derinliklerine yolculuk...
|
|
Tayfun AKCAY,
03.03.2008 00:00:00
(Bu yorum 1381 kez okundu.)
|
|
|
Gizli Günce (1836-1837)
Bir büyük deha'nın iç dünyasının derinliklerine yolculuk...
Sonucu ölüme çıkacak düello öncesi itiraflar... Modern Rus edebiyatının tartışmasız kurucusu, Rus dilinin babası Puşkin'in ölümünden kısa süre önce kaleme aldığı bu 'Gizli Günce', bize dönemin Rusyası'nın soylu sınıfının yaşantısını, insanların birbirleriyle ilişkilerini, kadının toplum içindeki yerini kesin biçimde anlama olanağı veriyor.
Puşkin, Gizli Günce'nin en az yüz yıl yayınlanmamasını istemişti. Bunun nedeni, güncede adı geçenlerin ve çocuklarının, torunlarının mağduriyetine neden olmama isteğiydi. Çünkü günce Puşkin'in kendisiyle ve yakın çevresiyle kesin bir hesaplaşması anlamına geliyor...
Karısıyla, sevgilileriyle, kaçamaklarıyla ilgili tüm ayrıntıları müthiş bir ustalıkla gözler önüne seren Puşkin, böylelikle iki yüzyıl öncesinin duyguları ve cinsel kültürüyle bugünün karşılaştırılmasını da sağlıyor.
İlk olarak 2003 yılında geçmişti bir kopyası elime. Daha okuyamadan ikinci gününde bir arkadaşıma ödünç verip; geri alamamıştım. Ama hep okumam gereken bir kitap olarak aklımın bir köşesinde duruyordu. Geçenlerde yine sipariş ettim ve bu sefer aynı hataya düşmemek için kimse görmeden aynı gün içinde okuyup; muradıma erdim. Puşkin?in şiirlerini severim. Gizli Günce'de de aynı Puşkin'i arıyorsanız, korkarım bulamayacaksınız. Bu kitap Puşkin'in yaşadıklarını ve düşündüklerini tüm açıklığı, sadeliği ve çıplaklığı ile paylaştığı bir kitap. Çoğu kişiye göre bu kitabın Puşkin'e ait olmadığı ve ancak amatör bir yazarın kendi fantezilerini tatmin etmek için böyle bir kitap yazacağını söylüyor. Yine de yazım tarzına bakıldığına öyle kötü bir yanı yok. Edebi bir tarzı da var. Bence kim olursa olsun, yazarın sınır tanımayan itirafları ya da fantezileri müthiş bir anlatım gücü ile okuyucuya aktarılıyor. Sonuçta da gerçekten okunması hoş bir eser ortaya çıkıyor. Diğer taraftan da; yazarın, tüm ilişkilerini hiç bir kısıtlamaya gitmeden tüm çıplaklığı ile kaleme almış olması, eminim Türkiye'de bir kısım okuyucuyu oldukça rahatsız edebilir. Hatta bu aralar bayağı bir okuyucuyu rahatsız edebileceğini söylemekte büyük fayda var. Sonuç olarak; 170 yıl sonra bile neden olduğu tartışmalarla bazı düşüncelerin, kafa yapılarının hiç değişmediğini de gösteren bu kitabı; eminim edindiğinizde; bir nefeste okuyacaksınız.
Kolaylıklar. İyi çalışmalar...
Tayfun AKCAY
tayfun@tayfunakcay.com
|
|
|
|